İrfan geleneğinin en büyük temsilcisi ve batıni ilimlerin üstadı İbn Arabi hakkında beklenen eser çıktı.
Ülkemizin önde gelen tasavvuf araştırmacılarından ve dünyanın saygın İbn Arabi uzmanlarından Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç’ın kapsamlı çalışması “Şeyh-i Ekber: İbn Arabi Düşüncesine Giriş”, tasavvuf araştırmaları için bir başvuru kaynağı niteliğinde.
1995 yılında tasavvuf bilim dalında yapılan ilk doktora tezi olan ve geçen on dört yılda yüz
erce teze öncülük eden bu eser, tasavvuf literatürümüzde büyük bir boşluğu dolduracak. İnsanoğlunun sorduğu en temel sorulara büyük bilge Muhyiddin İbn Arabi’nin verdiği cevapları araştıran kitap genel olarak Şeyh-i Ekber’in tefekkür dünyasına özel olarak da onun varlık düşüncesine ışık tutuyor.
Kitap Yorumları
1 Değerlendirme | 1 Yorum
Kabul etmemiz gerekir ki ONTOLOJİ bu olağan üstü kişinin düşüncesinin yalnızca bir aşamasıdır
ALİ NAKİ GÜNDOĞDU yazdı
Kabul etmemiz gerekir ki ONTOLOJİ bu olağan üstü kişinin düşüncesinin yalnızca bir aşamasıdır. Arabi’nin düşünce sistemini bir bütün olarak ele alacak olursak orjinal ve derin bir dünya görüşünü ortaya koyan ve ontolojiden hiçde az önemli olmayan psikoloji, epistemoloji, sembolizm vs.. gibi daha başka kısımlarıda vardır;fakat Vücud kavramı göreceğimiz gibi Arabi’nin felsefi düşüncesinin gerçek temeli olup ,Vücud teoriside hiç kuşkusuz öylesine orjinaldir ki öylesine geniş kapsamlı bir tarihi öneme sahiptir ki bunu tamamen ayrı bir yerde incelemek gerekir.
Tüm Okuyucu Yorumlarını Okuyun
Kabul etmemiz gerekir ki ONTOLOJİ bu olağan üstü kişinin düşüncesinin yalnızca bir aşamasıdır
ALİ NAKİ GÜNDOĞDU yazdı
Kabul etmemiz gerekir ki ONTOLOJİ bu olağan üstü kişinin düşüncesinin yalnızca bir aşamasıdır. Arabi’nin düşünce sistemini bir bütün olarak ele alacak olursak orjinal ve derin bir dünya görüşünü ortaya koyan ve ontolojiden hiçde az önemli olmayan psikoloji, epistemoloji, sembolizm vs.. gibi daha başka kısımlarıda vardır;fakat Vücud kavramı göreceğimiz gibi Arabi’nin felsefi düşüncesinin gerçek temeli olup ,Vücud teoriside hiç kuşkusuz öylesine orjinaldir ki öylesine geniş kapsamlı bir tarihi öneme sahiptir ki bunu tamamen ayrı bir yerde incelemek gerekir.