Hakkında
752 (1351) yılında Bursa'da doğdu. Kaynakların hayatı hakkında verdiği bilgiler son derece sınırlıdır.
Kaynaklarda Süleyman Çelebi'nin Ahmed Paşa'nın oğlu ve Şeyh Mahmud'un torunu olduğu, Şeyh Mahmud'un Orhan Gazi'ye silah arkadaşlığı ettiği, Orhan Gazi'nin bu zatı ilmen çok takdir ettiği için, halkı onun bilgisinden faydalandırmak maksadıyla, kendisine İznik'te bir medrese yaptırdığı da belirtilmektedir.
Süleyman Çelebi, bir süre Yıldırım Bayezid'e Dîvan-ı Hümayun imamlığı yapmış, sonra Emir Buharî'nin tavsiyesi üzerine Ulu Cami imamlığına getirilmiştir. Bu görevi esnasında karşılaştığı bir hadiseye üzülerek kaleme almış olduğu Mevlid, Türk Edebiyatının ilk ve en muhteşem Mevlid'idir. Hadise şudur:
Ulu Cami'de bir vaiz Bakara suresinin 285. ayetini tefsir ederken bu ayeti aynı surenin 253. ayeti ile karıştırıp, peygamberler arasında fark bulunmadığını, Hz. Muhammed'in de Hz. İsa'dan üstün olmadığını beyan edince, camide bulunan bir Arap itiraz etmiş, sonra bununla da yetinmeyerek Arabistan, Mısır ve Halep'e giderek vaiz aleyhine fetvalar almaya çalışmıştır, deniliyor. Bu hadise Süleyman Çelebi'nin eseri yazmasına sebep teşkil etmiştir.
Şairin ilk dile getirdiği Mevlid beyti olarak belirtilen:
"Ölmeyüp İsa göğe bulduğu yol
Ümmetinden olmagiçün idi ol"
beyitinden sonra şu beyitlerin de geldiği kaydedilmektedir.
"Enbiyanun şeksüz ol sultanıdur
Cümlesinün canı içre canıdur
Gerçi kim onlar dahi mürseldürür
Lakin Ahmed ekmel ü efdaldürür
Zire efdallige Ol elyakdurur
Anı eyle bilmeyen ahmakdurur"
Yazıldığı asırdan bu yana Türk halkı arasında son derece kabul görmüş olan Mevlid, hâlâ cami musikimizin en önemli güfteleri arasındadır.
Yazdıklarından İslâmi ilimlerde derin bir vukufa sahip olduğu anlaşılan Süleyman Çelebi, 825 (1422)'de vefat etmiştir. Kabri Bursa'dadır.